Hikâye
Ormanın kenarında mantarlar fazla parlak, kuşlar fazla sessiz. Geralt kılıcını yarıya kadar çekmiş: çeliği insanlar için, gümüşü geri kalan her şey için. Ücret henüz konuşulmadı, canavarın adı henüz bilinmiyor; ama Rivyalı'nın bakışı, hikâyenin sonunun çoktan yazıldığını söylüyor.
Köylüler ona yaklaşmaz; çocuklar kedi gözlerine bakıp annelerinin eteğine saklanır. Ama gece bataklıktan sesler yükseldiğinde, kuyulardan bir şeyler tırmandığında kapıyı çalan hep aynı adamdır: kırlaşmış saçlı, sırtında iki kılıçla. Rivyalı Geralt. Mutasyonlarla yoğrulmuş, duyguları törpülenmiş bir cadı avcısı — öyle derler.
Oysa o, canavarların her zaman pençeli olmadığını bilen azınlıktandır. Çelik kılıç insanlar için, gümüş olan geri kalan her şey için; en zor seçim ise hangisini çekeceğidir. Pembe mantarların arasında, ormanın en sessiz anında yakaladık onu: kılıç yarı çekilmiş, karar henüz verilmemiş. Sözleşme imzalanmadı, ücret konuşulmadı. Ama yol, her zamanki gibi, onu çağırıyor.



